Meta Sosyal Medya Bağımlılığından Suçlu Bulunacak mı? 1 Trilyon Dolarlık Dev Dava Başladı

Kısa Özet

Meta, sosyal medyanın bağımlılık yapıcı sistemlerini bilerek tasarladığı iddiasıyla 1 trilyon dolarlık dev bir dava ile karşı karşıya. İşte davanın detayları.

Meta Sosyal Medya Bağımlılığından Suçlu Bulunacak mı? 1 Trilyon Dolarlık Dev Dava Başladı

Teknoloji dünyasının en büyük devlerinden biri şu sıralar tarihinin en kritik hukuk mücadelesini veriyor. ABD'de 29 eyaletin başsavcısının ortaklaşa başlattığı devasa dava, geçtiğimiz hafta Kaliforniya'da resmen görüldü. İşin ucu nerelere uzanabilir derseniz, Meta eğer davayı kaybederse tam 1 trilyon dolarlık tazminat ödemek zorunda kalabilir.

İçindekiler

Hadi rakamın büyüklüğünü biraz kafamızda canlandıralım: Meta'nın piyasa değeri halihazırda 1.5 trilyon dolar civarında. Tabii bu hesaba şirketin yapay zeka altyapısı için gözünü kırpmadan harcadığı yüz milyarlarca doları henüz dahil etmedik. Peki, ortada bu kadar büyük bir iddia varken Meta gerçekten suçlu bulunacak mı ve bu davanın altından kalkabilecek mi? Gelin masadaki iki kritik iddiaya yakından bakalım.

Sosyal Medya Bağımlılığı Gerçekten Yasal Bir Suç mu?

Davanın temelini oluşturan en büyük mesele, sosyal medyanın tıbbi olarak tanımlanabilir bir bağımlılık yaratıp yaratmadığı. Meta cephesi, sosyal medya bağımlılığının Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı (DSM) tarafından resmi olarak tanınan bir psikolojik rahatsızlık olmadığını savunuyor. Haliyle şirket, yasal olarak sorumlu tutulamayacağını iddia ediyor.

Akademik araştırmalar bu noktada biraz karışık olsa da Meta'nın elini güçlendiren bazı teknik detaylar var. Örneğin Stanford Üniversitesi'nden psikiyatrist Anna Lembke, 2021 yılında yazdığı "Dopamine Nation" (Dopamin Ulusu) adlı kitabında, sosyal ağların tetiklediği dopamin bağımlılığının eroin veya alkol gibi beyin ödül mekanizmasını aynı şekilde uyardığını belirtmişti. Ancak Meta avukatları, dopamin bağımlılığının var olmasının sosyal medya bağımlılığını yasal bir suç haline getirmeyeceğini, kullanıcıların yaşadığı olumsuzlukların depresyon veya anksiyete gibi farklı rahatsızlıklardan kaynaklandığını öne sürüyor.

Sonuç olarak mahkeme Meta'yı doğrudan "bağımlılıktan" suçlu bulmasa bile, sonsuz kaydırma (infinite scroll) gibi bağımlılık yapıcı unsurları değiştirmesi için şirkete yeni kısıtlamalar getirebilir.

Bunlara da baktınız mı?

Meta Bağımlılık Yapan Sistemleri Bilerek mi Tasarladı?

Davanın ikinci büyük ayağı ise eski Meta çalışanı Frances Haugen'in 2021 yılında sızdırarak Wall Street Journal'a ("The Facebook Files") servis ettiği şirket içi belgelere dayanıyor. Bu belgelere göre Meta:

  • Instagram'ın özellikle genç kızların ruh sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerini bildiği halde kamuoyuna aksini söylüyordu.
  • VIP kullanıcıları standart içerik denetim kurallarından muaf tutuyordu.
  • Siyasi kutuplaşmayı ve yanlış bilgiyi artıran algoritmik değişiklikler yapmıştı.

Meta bu iddiaları kesin bir dille yalanlasa da, eski mühendislik direktörü Arturo Bejar ve eski halkla ilişkiler direktörü Sarah Wynn-Williams gibi isimler yönetimin genç kullanıcıları korumak yerine büyümeye odaklandığını doğrulayan açıklamalar yaptı.

Daha önce Kaliforniya'da görülen benzer bir davada, mahkeme Meta ve Google'ı (YouTube) kullanıcıların ruh sağlığını tehlikeye atmaktan suçlu bulmuş ve milyonlarca dolar tazminata hükmetmişti. Ancak o dava bir jürili yargılama iken, bu yeni davanın nihai kararı doğrudan davaya bakan hakimin elinde olacak.

Özetle; Meta'nın 1 trilyon doların tamamını ödemesi veya suçlamaların tamamından yüzde yüz sorumlu tutulması pek olası görünmüyor. Yine de bu dava, Meta'nın gelecekteki algoritma tercihlerini, kullanım süresi sınırlamalarını ve yapay zeka planlarını kökten değiştirecek gibi duruyor.

Reklam